ÇALIŞMA ARKADAŞININ HATASINI GİZLEYEN İŞÇİNİN İŞ AKDİNİN İŞVERENCE FESHİ HAKLI NEDENE DAYANMAKTADIR

ÇALIŞMA ARKADAŞININ HATASINI GİZLEYEN İŞÇİNİN İŞ AKDİNİN İŞVERENCE FESHİ HAKLI NEDENE DAYANMAKTADIR

TC

YARGITAY

9. HUKUK DAİRESİ

2018/2956 E.

2018/20981 K.

    MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

    DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalılar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
    ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi davalılar avukatlarının istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.
    ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    YARGITAY KARARI

    A) Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, müvekkilinin davalı-asıl işveren olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bağlı ... Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi .../...'daki işverene ait işyerinde diğer davalı alt işveren bünyesinde hasta bakım elamanı (bakıcı anne) olarak 01/08/2006 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile çalıştığını, iş sözleşmesinin 06/11/2015 tarihinde herhangi bir geçerli hukuki sebep gösterilmeksizin fesh edildiğini, ileri sürerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
    B) Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı Bakanlık vekili davaya cevap vermemiş, davalı ... Makine İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili ise, davacının müvekkili firmada 01/08/2015-06/11/2015 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin İş Kanunu'nun 25. maddesi gereğince haklı olarak feshedildiğini, kurumda koruma altında olan çocuklardan birine dava dışı işçi diğer bakıcı anne S. K. tarafından sıcak su serpildiğini, çocuğun cilt yüzeyinde yanık oluştuğunu, S. K.nın bu hareketine şahit olan davacının durumu derhal gerekli yerlere bildirmeyip gizlediğinı, durum gizlendiğinden çocuğun mağduriyetinin arttığını, davacının güveni kötüye kullandığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
    C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
    İlk derece Mahkemesince, feshe konu olayla ilgili davacının olayı yetkililere zamanında haber vermemesinde kusuru bulunsa da, bunun işten haksız yere atılmasını ve iş akdinin haklı olarak işveren tarafından feshedilmesini gerektirecek ölçüde olmadığı, bir kaç gün sonra yapılan soruşturma sırasında, yetkililere olayları samimiyetle anlattığı, kastının bulunmadığı ve sıcak suyla hasta çocuğu yakma eyleminin kendisi tarafından yapılmadığı, bunun dışında fesihde haklı neden olduğunun ispatlanamadığı, yapılan feshin geçersiz olduğu, gerekçesi ile 8 aylık brüt ücret tutarında işe başlatmama tazminatı belirlenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Karara karşı davalılar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
    Bölge Adliye Mahkemesince, "... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/1243 Esas, 2016/362 Karar sayılı dosyasında davacı hakkında verilen kasıt yokluğundan beraat kararı, davacıya daha önce verilen (bir çocuğun kaçması ile ilgili) uyarıda davacının kusurunun bulunmadığının, tanık anlatımları ve savunma ile ortada olması, davacının çalıştığı kurum müdürünün 03.11.2015 tarihli yazısı itibariyle 27.10.2015 tarihinde meydana gelen olayın karşılığının gerçekte uyarı cezası olduğu ve aynı yazıda belirtilen, davalılar arasındaki sözleşmenin 36/16 maddesinin konuyla ilgisinin olmaması karşısında, atfedilen fiiller itibariyle davacının iş akdinin feshinin ağır bir yaptırım olduğu kanaatine varılarak aşağıdaki karar verilmiştir" şeklindeki gerekçe ile davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    E) Temyiz:
    Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
    F) Gerekçe:
    1)Davalılardan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın, kararda "..." olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
    2) Davalı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz talebi açısından yapılan inceleme sonucunda;
    25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici 1. maddesinin 4. fıkrasında “İlk Derece Mahkemeleri tarafından bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir.” düzenlemesi bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi karar tarihinin 20/07/2017 olduğu, buna göre karar tarihinde yürürlükte olan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesinin 3. fıkrası uyarınca temyiz süresinin gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 8 gün olduğu, gerekçeli kararın davalı Bakanlık vekiline 19/01/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ancak 8 günlük temyiz süresi geçtikten sonra 02/02/2018 tarihinde kararın davalı Bakanlık vekilince temyiz edildiği, buna göre temyizin süresinde yapılmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi kararında gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararın temyiz edilebileceği açıklanmışsa da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 90. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında kanundaki süreleri hakimin artırıp eksiltemeyeceğinden davalı Bakanlık vekilinin temyiz isteminin süreden dolayı reddine,
    3) Davalı ... Makine İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekilinin temyiz talebi açısından yapılan inceleme sonucunda;
    İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
    4857 sayılı İş Kanunu'nun 25'inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
    Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davacının davalı Bakanlığa bağlı Bakım ve Rehabilitasyan Merkezinde hasta bakım görevlisi olarak çalışırken 21/10/2015 tarihinde hasta çocuklardan birinin altını ıslattığı, davacı ile dava dışı diğer bakım görevlisinin çocuğun altını değiştirip oynaması için diğer çocukların yanına bıraktıkları, davacı beyanına göre, çocuğun diğer çocuklara vurması üzerine dava dışı diğer bakım görevlisinin su sebilinden sıcak su doldurup çocuğun ense kısmına serptiği yine davacının beyanına göre, davacının tepkisi üzerine aynı yere soğuk su döküp peçete koyduğu ve bir şey olmadığını söylediği, daha sonra ilgili çocuğu banyo yaptıran farklı bir bakım görevlisinin çocuğun sırt üstü bölgesindeki yanık izini fark edip durumu yetkililere haber verdiği anlaşılmaktadır.
    Davacı konuya ilişkin savunmasında, olayı anlatarak çocuğu kendisinin yakmadığını, tepkisi üzerine diğer bakım görevlisinin suyun ılık olduğunu beyan ettiğini, belirtmiştir.
    Açıklanan olay nedeniyle açılan ceza davası sonucu ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/1243 Esas, 2016/362 Karar sayılı kararı ile davacı hakkında kasıt yokluğundan beraat kararı, verilirken diğer bakım görevlisi hakkında yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
    ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/1243 Esas, 2016/362 kararında olayın mağduru çocukta orta düzeyde bilişşel gelişimde gecikme olduğu ve çocuğun ruhsal olarak kendini savunabilecek durumda olmadığı açıklanmış olup bakım görevlisi olarak görev yapan davacı, kendisini koruyamayacak durumda olan çocuğa karşı işlenen suçu yetkililere haber vermediği gibi tıbbi müdahale imkanı da tanımayarak durumu gizlemiş, ortaya çıktıktan sonra da dava dilekçesindeki anlatıma göre "mesai arkadaşını ihbar etmemek!?" önce diğer bakım görevlisinin söylemesini beklemiş fakat O'nun söylememesi üzerine yetkili müdüre olayı anlatmıştır. Davacının davranışı yukarıda açıklanan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25'inci maddesinin (II) hükmü kapmasında doğruluk ve bağlılığa uymayan davranıştır. Bu nedenle iş sözleşmesinin feshi haklı nedene dayanmakta olup İlk Derece Mahkemcesince yerinde olmayan değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince "atfedilen fiile karşı feshin ağır yaptırım olduğu" gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun redine karar verilmesi hatalıdır.
    4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
    HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile
    1. Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. Davanın REDDİNE,
    3. Alınması gereken 35,90 TL harçtan peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 6,7 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
    4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
    5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
    6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalı şirkete iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    Kesin olarak, 20.11.2018 günü oyçokluğuyla karar verildi.