DOSYANIN BİZZAT MÜVEKKİLİN KENDİSİ TARAFINDAN TAKİP EDİLECEĞİNE DAİR BELGE DE AZİLNAME HÜKMÜNDEDİR

DOSYANIN BİZZAT MÜVEKKİLİN KENDİSİ TARAFINDAN TAKİP EDİLECEĞİNE DAİR BELGE DE AZİLNAME HÜKMÜNDEDİR

T.C.

Yargıtay

13. Hukuk Dairesi         

2013/32828 E. 

2014/18796 K.

    MAHKEMESİ : Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
    TARİHİ : 11/09/2013
    NUMARASI : 2011/1919-2013/1257

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalılardan H. A. ile C. K. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
    KARAR
    Davacı, davalıların vekili sıfatı ile davalar açtığını ve icra takipleri başlattığını, haksız olarak azledildiğini, karşı yan vekalet ücretleri ile taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kararlaştırılan vekalet ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, davalı S. Ö. için karşı tarafa yüklenen vekalet ücreti olarak 645-TL, icra dosyasındaki vekalet ücreti olarak 752-TL, davalı C. K. için karşı tarafa yüklenen vekalet ücreti olarak 575-TL, icra dosyasındaki vekalet ücreti olarak 220-TL, davalı H.A. için karşı tarafa yüklenen vekalet ücreti olarak 645-TL, icra dosyasındaki vekalet ücreti olarak 340-TL ve sözleşme gereğince 4500-TL akdi ücreti vekalet alacağı olmak üzere toplam 7.677-TL’nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar, azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı S. Ö. yönünden davanın reddine, davalı C. K. yönünden 2.435,60-TL.’nin, davalı H.A.yönünden 2.437,00-TL.’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar H. A. ve C. K. tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar H. A. ve C. K. tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-Dava, haksız azil nedeni ile ödenmeyen vekalet ücretinin tahsili talebine ilişkindir. Avukatlık Kanunu’nun 174/2 maddesinde düzenlendiği üzere, haksız olarak azledilen avukat, takip ettiği her dava ve takip için avukatlık ücretinin tamamına hak kazanır. Avukatın bu ücret alacağı kapsamında müvekkili ile arasında yapılan ücret sözleşmesi gereğince hesaplanan vekalet ücreti ile Kanunun 164/son maddesi gereğince aksine sözleşme yapılmadığı için avukata ait olacağı açıklanan ve hasma tahmil edilmesi gereken vekalet ücretinin de bulunduğunda duraksama olmamalıdır. Zira, avukat haksız azledilmekle dava ve takipleri sonlandırmak ve yasal vekalat ücreti alacağını tahsil etmek hakkı elinden alınmış olmaktadır. Somut olayda, davalı S. Ö. tarafından davacı avukata noterden gönderilen bir azilname olmasa da, 28.04.2010 tarihli, aslı davacı avukat tarafından mahkemeye sunulan ve davalı Serdar tarafından imzalanmış “İbraname“ başlıklı belgede; vekalet ücretine konu dava ve icra dosyasının Av…’den geri alındığı, bu tarihten itibaren dosyasını kendisinin takip edeceği, avukatı tüm görev ve sorumluluklarından ibra ettiği yazılı olup, iş bu belge mahiyeti itibariyle azil niteliğini taşımaktadır. Zira, yukarıda bahsedilen ibraname ile davacı avukatın dava ve takipleri sonlandırmak ve yasal vekalat ücreti alacağını tahsil etmek hakkı elinden alınmış olmaktadır. Hal böyle olunca, vekalet ücretine konu dava ve icra dosyaları yönünden davacı avukat ve davalı Serdar arasındaki vekalet ilişkisinin devam ettiğinden bahsedilemez. Bu durumda davacının davalı Serdar’dan da dava ve icra dosyaları nedeniyle karşı yan vekalet ücretini isteyebileceğinin kabulü gerekir. Mahkemece, yanlış değerlendirme ve henüz tahsilat gerçekleşmediği gerekçesi ile bu kalem yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    3-Davacı avukat, her üç davalı hakkında ayrı ayrı davalar açmış ve icra takipleri başlatmıştır. Bu durumda, her bir davalı yönünden kabul edilen meblağ üzerinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hesaplanacak nispi vekalet ücretinin davalılardan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi gerekirken davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan tek bir nispi vekalet ücretinin davalılar H. A. ve C. K. müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar H. A. ve C.K. tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 249.34 TL kalan harcın davalılardan C. K. ile H. A. alınmasına, peşin alınan 24.30 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.6.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.