HAKARETTE AĞIRLAŞTIRICI SEBEP OLAN 'ALENİYETİN' BELİRLENMESİ

HAKARETTE AĞIRLAŞTIRICI SEBEP OLAN  'ALENİYETİN' BELİRLENMESİ

YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ

2019/10072 E.

2020/4564 K.

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle, Anayasa'nın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
2-CMK’nın 231/11. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi suretiyle CMK'nın 231/11. maddesine aykırı davranılması,
3- Uzlaşma kapsamında olmayan TCK'nın 86/2-3-e maddesinde düzenlenen silahla kasten yaralama suçu ile uzlaşma kapsamında olan hakaret suçunun birlikte işlenmesi nedeniyle kamu davası açılması karşısında, CMK'nın 253/3. maddesi uyarınca uzlaşma hükümleri uygulanamayacağından soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğu, ancak sanık hakkında silahla kasten yaralama suçundan beraat kararı verilmesi karşısında, TCK'nın 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçundan uzlaşma hükümlerinin uygulanma zorunluluğunun meydana geldiği anlaşılmakla, CMK’nın 253 ve devamı maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- TCK'nın 125/4. maddesinde ağırlaştıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekmekte olup fotokopi dosyanın incelenmesinde yol kenarında bulunan inşaatta gerçekleşen hakaret eyleminde suçun işlendiği yerin tam olarak neresi olduğu belirlenmeden, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında TCK'nın 125/4. maddesi uygulanmaması,
5- Sanığın aşamalarda “ben olay günü elimde çekiçle inşaatta tadilat yapıyordum, müştekinin eşimle bağırarak konuştuğunu bu molozları eşine söyle atmayacaksınız şeklinde sözler söylediğini duymam üzerine yanlarına koşarak gittim, elimdeki çekici çalıştığım yere bırakarak yanlarına gittim, daha önce eşime darp uyguladıkları için hemen koşarak gittim, eşimi ordan uzaklaştırdım telefon ile polisi aradım kesinlikle ben ve eşim küfür etmedik, çekiçle üzerine yürümedim, daha önce aramızda husumet olduğundan şikayetçi olmuş” şeklindeki savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 129, maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
6- Sanığın hakaret içerikli sözler söylediğinin kabul edilmesi, ancak bu kabulün hangi delile dayanılarak yapıldığının ve hangi sözlerin hakaret olarak kabul edildiğinin kararda gösterilmemesi karşısında, katılana, tanıklara hakaret içerikli sözlerin içeriği açıklattırılıp, yöntemince irdelenip beyanlar içeriğinden hangisinin üstün tutulduğu gösterilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... ve müdafiinin, katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.