HAMİLE EŞ ORUÇ TUTUNCA MAHKEME 'KUSUR' SAYDI BOŞADI!

HAMİLE EŞ ORUÇ TUTUNCA MAHKEME 'KUSUR' SAYDI BOŞADI!

Mahkemeden Oruçlu hamile eşe 'kusur'

Hamile eşin oruç tutması 'kusur' sayıldı! Şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan bir boşanma davasında, Mahkemenin, hamile eşin oruç tutmasını kusur saymasına, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden emsal nitelikte bir karar çıktı.

HAMİLE EŞİN ORUCUNU MAHKEME KUSUR SAYDI

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan bir boşanma davasında, Mahkemenin, hamile eşin oruç tutmasını kusur saymasına, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden emsal nitelikte bir karar çıktı.

Açılan boşanma davasında; Yerel Mahkeme, davacı kadının, hamile iken oruç tutması ve eşinin ailesi ile görüşmek istememesine dair vakıaları, kusur sayarak, tarafların eşit kusurlu olduğuna hükmetti.

Hüküm, taraflarca temyiz edildi.

YARGITAY HAMİLE KADININ İMDADINA YETİŞTİ

Dosyayı yeniden değerlendiren Yüksek Mahkeme emsal bir karar verdi. Kararda, Taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı kadına kusur olarak yüklenen hamile iken oruç tutuğu ve eşinin ailesi ile görüşmek istememesine dair vakıaların kadına kusur olarak yüklenilmesi doğru olmamıştır.dedi.

ERKEĞİN EŞİNE MESAJLA HAKARETİNİ AFFETMEDİ

Ayrıca kararda, bir ayrıntıya daha dikkat çekildi. Erkeğin eşine mesajla hakaret etmesini de ağır kusur sayan mahkeme, erkek tarafın kusurlu davranışlarına, kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte dedi.

(05.12.2018 tarihli )Karardan;

'.....2-Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı kadına kusur olarak yüklenen hamile iken oruç tutuğu ve eşinin ailesi ile görüşmek istememesine dair vakıaların kadına kusur olarak yüklenilmesi doğru olmamıştır. Tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışları yanında davalı erkeğin mesajla eşine hakaret ettiği de anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre; boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin, davacı kadına nazaran daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekirken, bu husus gözetilmeden, tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda, davalı erkek daha fazla kusurlu olup, gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. Bu duruma göre, davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak bu isteğin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.