İMZALI ÜCRET BORDROLARININ DİKKATE ALINMADAN EMSAL ÜCRET ARAŞTIRMA CEVABINA GÖRE HÜKÜM KURULMASI BOZMA SEBEBİDİR

İMZALI ÜCRET BORDROLARININ DİKKATE ALINMADAN EMSAL ÜCRET ARAŞTIRMA CEVABINA GÖRE HÜKÜM KURULMASI BOZMA SEBEBİDİR

YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ

2019/1264 E.

2020/424 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi

KARAR
A)Davacı İstemi:
Davacı vekili; 31/07/2009-31/05/2012 arasında asgari ücretin iki katından ücret ile kesintisiz çalışmalarının tespitini, talep etmiştir.
B)Davalı Cevabı: davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
İlk derece mahkemesince; "Davacının 02/09/2009 ile 30/10/2009 tarihleri arasında ve sonrasında 06/01/2011 ile 24/05/2012 tarihleri arasında davalı şirkette sigortalı sayılacak şekilde yevmiye usulü asgari ücretin %50 fazlası ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu ; Davalı işveren vekili; İşe giriş bildirgelerine göre davacının 22.01.2014 ile 16.03.2014 dönemi dışında bir çalışması olmadığı, davacının eliyle imzaladığı ibranameye göre de bu dönem çalışması dışında çalışması olmadığını, davalı tanık beyanları, bordro tanıkları ve komşu işyeri tanıklarının davacının hangi tarihlerde çalıştığına dair beyanda bulunmadıklarını, resen gözetilecek sebeplerle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil vekili; Davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının çalışmadığının dosya kapsamıyla ortaya konulduğunu, dava konusu dönemde davacıya ait işe giriş bildirgesi verilmediği, resen gözetilecek sebeplerle mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :"...Tanık beyanları, otogar kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre ikinci dönem çalışmaya ilişkin mahkemenin kabulü yerinde ise de; davacının ilk dönem çalışmaları yönünden 31.12.2009 tarihinden itibaren 5 yıl içinde davanın açılmadığı ve ilk dönem çalışmalarının hak düşürücü süreye uğradığı, ikinci dönem çalışmaları yönünden ise davacının 02.04.2012 tarihinden itibaren dava dışı ... Tur Ltd şti'nden bildirilmiş olması karşısında 02.04.2012 sonrası dönem bakımından da istemin reddi gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan davalı işveren ve feri müdahil vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne .. gerekçesiyle "Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİ ile; davacının 06/01/2011 ile 24/05/2012 tarihleri arasında davalı şirkette hizmet akdine tabi olarak asgari ücretin %50 fazlası prime esas kazanç ile sigortalı çalıştığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir.
E)Temyiz: SGK Vekili: Davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının çalışmadığının dosya kapsamıyla ortaya konulduğunu, dava konusu dönemde davacıya ait işe giriş bildirgesi verilmediğini, resen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının uyuşmazlık döneminde davalı işveren tarafından sigortalı çalışma bildirimi olmadığı, işe giriş bildirgesi verilmediği, 02.04.2012 ile 24.12.2012 tarihleri arasında dava dışı 1070757 sicil numaralı ... Tur Ltd Şti den, 28.12.2012 ile 05.02.2013 arası dava dışı ...'a ait işyerinden sigortalı çalışma bildirimi yapıldığı , otagar giriş çıkış kayıtlarının getirtildiği davacının kayıtlara göre 02/09/2009-30/10/2009 tarihleri arasında ve sonrasında 06/01/2011-24/05/2012 tarihleri arasında kaydının mevcut olduğu, tanıkların dinlendiği, emsal ücret araştırması yapıldığı anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasanın 77. maddesinde prime esas ücretler belirtilmiş, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 80.maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir. Buna göre prime esas kazanç olarak gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür.
Ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298.maddelerine göre yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemsince ilk derece Mahkemesi kararı ile tespit yapılan ilk dönem çalışmaları yönünden hak düşürücü süreye uğradığı, ikinci dönem çalışmaları yönünden ise davacının 02.04.2012 tarihinden itibaren dava dışı ... Tur Ltd şti'nden bildirilmiş olması karşısında 02.04.2012 sonrası dönem bakımından da istemin reddi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen hükümde çalışma yine ilk derece mahkemesi kararındaki gibi gerekçe ile çelişkili olacak şekilde 24/05/2012 tarihine kadar hatalı karar verilmiştir. Ayrıca prime esas kazanç tespiti yönünden de ; dosyadaki ücrete ilişkin tek yazılı delil olan davacının davalı işyerindeki 2014 yılındaki çalışma dönemlerine ait imzalı ücret bordoları dikkate alınıp değerlendirilmeden emsal ücret araştırması cevabı esas alınarak hüküm kurulması hatalıdır.
Yapılacak iş; hizmet tespiti yönünden gerekçe ile hüküm arasındaki çelişkiyi gidermek ; prime esas kazanç yönünden ise dosyadaki yazılı delil olan niteliğinde olan davacının 2014 yılında davalı işyerindeki çalışmaları dönemine ait imzalı ücret bordrolarını emsal alarak sonuca gitmekten ibarettir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı kurum tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASI gerekmiştir.
G)Sonuç :
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.